YazarlarYusuf Dülger

Konyalıların İnsanlık Sınavı

Önce bir hatırlatma yapayım. Başlığı görünce bana:

“Sen kimsin be? Konyalılara insanlık mı öğretiyorsun? Konyalıları test mi ediyorsun? Bu iddia neyin nesi?..” demeyin, aklınıza böylesi düşünceler gelmesin. Dikkatinizi bir konuya çekmek için böyle bir cümle kurdum.

Önce İNSAN NEDİR? sorusu üzerinde durayım. Genel görüşümüze göre insan “Alemin özüdür, Allah’ın yarattığı en güzey varlıktır.”

Herkes insanı böyle tanımlamaz; insan için başka tanımlar da var. Eski Yunanlı düşünürlerden birkaç tanım vereyim:

Aristo: “İnsan düşünen canlıdır/hayvandır” der. Buradaki “hayvan” sözünü kötü, aşağılık anlamında düşünmeyelim. Hayvan kelimesi Arapçadır, CANLI  demektir. Düşünürler insan için hayvan derlerken, yaşayan insanı kastediyorlar. Demek Aristo’ya göre insan düşünerek yaşayacak.

Thales adındaki bir düşünür insanı: “Araştıran canlı” diye tarif ediyor. Bu kişiye göre insanın araştırıcı olması gerekiyor.

Platon denen bir başka düşünür insanı: “Toplumsal canlı” olarak niteler. Platon’a göre insan tek başına değil, başka insanlarla beraber yaşayacak.

Heraklit denen düşünür insanı: “Tartışan canlı” olarak görür. Yani insan tartışmalı (karşılıklı düşünce alışverişinde bulunmalı). “Şu yanlış, şu doğru, şu iyi, şu kötü, …” demeli.

Bu görüşleri toparlayalım: Bizim iyi bir insan (yaşayan, canlı) olmamız için düşünmemiz, iyiyi kötüyü, doğruyu yanlışı araştırmamız, kazanmamız (çalışmamız, başarılı olmamız), toplu yaşamamız ve tartışmamız gerekiyor.

Düşünmeden, araştırmadan, kazanmadan, taştırmadan, birlik olmadan mutlu ve başarılı olmamız mümkün değil. İnsanlık tarihi bunu gösterir. Zaten bizim kültürel değerlerimiz de bunları ister. Bunlar iyi insanların ortak değerleridir. Burada, “falanın ne dediği beni ilgilendirmez” demeden hayatımızı sürdüreceğiz.

Şimdi asıl konumuza geliyor; KONYALILARIN İNSANLIK SINAVI başlığımı açıklıyorum.

Bir önceki yazımda, Konya Tren Garı’nın yanındaki eski stadyumun yerine 50.000 kişilik bir cami planlandığını, bizim bugün işe, aşa, yeşillik ve temiz havaya ihtiyacımızın olduğunu söylemiştim. Bu cami konusunun bir de yukarıda özelliklerini verdiğim insan/insanlar gözüyle değerlendirilmesini istiyorum.

Sözünü ettiğimi yere: “Büyükçe bir cami mi yapılsın, yoksa başka bir şey mi?” sorusunu sormak, bunun araştırmasını yapmak Konya’da yaşayan herkese, her Konyalıya, hatta Konyalı olmayan her yurttaşa düşen bir görevdir. Bir insanın başkasına:  “Sen benim için düşün, benim adıma iş yap” demesi yanlış olur.

Konyalıların İnsanlık sınavı derken kastım bu. Böylesi işlere hiç karışmazsak, çocuklarımıza ve ülkemizin geleceğine hiç katkı yapmadan dünyadan gideriz.

Ayrıca, Konya’nın bir işini Ankara veya İstanbul’da yaşayan birisine havale etmek yanlıştır. Düşüneceğiz, “oraya şu iyi olur” dedikten sonra yetkililere şahsen veya iletişim araçları ile görüşümüzü bildireceğiz.

Bakın Konya bir beton yığınına dönüştü; önceki planlamaya göre oraya bir yeşillik alan yapılsaydı, dinlensek, hava alsak fena mı olurdu? Orada dinlenen hemşerilerimiz için, ezan okununca namaz kılacak bir yer lazımsa, uygun bir yere, namaz kılacakları bir mescit yapılır.

Oraya neyi yapmanın uygun olacağını öncelikle Konya halkı belirlemelidir. Halktan habersiz karar ve uygulamalar insani değildir.

Burada Konya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Belediye Meclisi’ni de hatırlayalım. Konuyu Konyalılarla niçin konuşmuyorsunuz? Bunu bekliyoruz.

Konyalılar olarak hem sözlü hem yazılı sınavındayız. Haydin iyi bir not alalım.

 

 

Yusuf DÜLGER

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı