Kötülük Toplumu - Yusuf DÜLGER
Musa YılmazYusuf DÜLGER

Kötülük Toplumu

19/06/2013 tarihinde Medya-Kütahya bir yazı yazdım. Başlığı ‘Beyaz Türk’ün sondan bir önceki kalkışması’ idi. Yazı hala gazetenin web sitesinde merak edenler okuyabilirler.

Yayınlandığı Tarih: 12 Mart 2018, Pazartesi 10:47:23

Olumsuzluklardan söz etmek sıkıcıdır ama insanı uyandıracağı için yararlıdır. Yazıma Yaşar Nuri Öztürk’ün “Kötülük Toplumu” kitabından yapacağım bir alıntı ile başlıyorum:
“Öyle bir zaman gelecek ki, nesiller iktidara tapacak kadar düşkünleşecekler, kaba güç onlara doğru görünecek ve iyiye duyulan saygı ortadan kalkacak. Sonunda, artık hiç kimse yanlışlıklara kızmaz olunca ya da hiç kimse kötülüklerin varlığından utanç duymaz olunca Zeus onları yok edecek. Yine de, eğer sıradan halk kendisine baskı yapan egemenlere karşı ayağa kalkacak ve onları alaşağı edecek olursa o zaman bile bir şeyler yapılabilir.”  (Yunan Efsanesi)
Yunan Efsanesi’ndeki bu tablo bugünkü Türkiye’yi resmediyor. İnsanlarımızın çoğu Yaratan’a tapar gibi bir iki parti başkanına, para babalarına, din baronlarına tapıyorlar, onları “mutlak doğru, mutlak irâde” (Tanrı) olarak görüyorlar. Bu putçular/şirkçiler hızlarını alamıyorlar; eş, oğlan, kız ve sözlerinin geçtiği diğer kimselere de putçuluğu aşılıyorlar.
İnsanların düşünce düzeyi düştükçe putlaştırılan siyâsî, dinî, iktisâdî zorbalar putçuları kırbaçlıyorlar. Putçular kırbacı yedikçe: “Buna da şükür” diye seviniyorlar. Böyle bir ortamda dürüstler öteleniyor; düşünme özgürlükleri, yaşama hakları zora giriyor yahut ellerinden alınıyor. Bunun en açık örneklerinden birisi 2007’de yaşanan Balyoz-Ergenekon kumpaslarıdır. 
Dikkat ederseniz, Türkiye’nin son yıllarında haksızlık, çocuklara tecavüz, rüşvet, insan, hayvan ve doğa katliamları gibi düşkünlükler arttı. Daha acı olanı; toplum bu insanlık dışı ahlâksızlıklara kızmıyor, isyan etmiyor, anormallikler normalleşiyor. Kamu vicdanı bu vahşilikleri boğacağı yerde; parayla, ona buna yamanmayla meşgul. Türkiye’nin elit kesiminden, aydın, hukukçu ve sosyologlarından bir ses yok. Millet kaptansız bir gemide sallanıp duruyor.  
Yunan Efsanesi kötülüklerin yok olacağından, kamu vicdanının egemenlere karşı ayaklanacağından, batarken bile bir şeyler yapmak gerektiğinden, umutlu olmaktan söz eder. Olması gereken, doğru olan budur. Tarih bunun örnekleriyle doludur. “Battı, bitti” sanılan uluslar içlerinden  çıkardıkları kahramanlarla, kurdukları örgütlerle ayağa kalktılar, işkence çektiler, canlarını verdiler ama insanlığa katkıda bulundular. 
Eski Yunan mitolojisine göre Zeus Tanrıların başıdır; hukuk, düzen ve adâleti temsil eder. İnanışlara göre Tanrılar (Tanrı) hep hukuk, dirlik ve adâleti ister. Bin yıllar öncesindeki insanların haklı isteklerini biz bugün, bazı imkanlara rağmen hala hayata geçirememiş isek; pasifiz, insanî erdemlerin bazılarından yoksunuz demektir. Örgütlenmenin avantajlarını kullanarak, yerel ve evrensel hukûktan yararlanarak, “hakça” bir düzeni kurmak, zorba egemenleri hizaya getirmek mümkündür. Bunu başaramazsak daha çok ağlarız.
Kötü insanlar, kötü toplumlar sürekli suç işlediklerinden, suçluluk rûhuyla yaşadıklarından kuşkulu ve korkak olurlar. Böyleleri geçicidirler, ufacık bir sarsıntıda yıkılırlar. Bunların güç ve şöhretleri mevsimliktir. Mısırlıların eski, Türklerin yakın geçmişinde bunu görürüz. Öyleyse bize düşen görev; Firavun, Karun, Damat Ferit yapılıların saltanatlarını sonlandırmaktır. Bunu yapmazsak: “Kötüler kendilerine tahammül edildikçe daha çok azarlar.” (Tolstoy)
Kötüler ve kötülük toplumuyla uğraşmak insânî bir görev olduğu kadar dinî bir görevidir de. Tanrı Kuran’da: “İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten alıkoyan bir topluluk olsun; işte onlar kurtuluşa erenlerdir” (Al i İmran: 104) der. Bugün toplumumuzda: “Müslüman olarak ibâdetlerini yaparsan, bir tarîkat şeyhinin önüne diz çökersen, “dindar” (?) bir partiye oyunu verirsen, kimsenin etlisine-sütlüsüne karışmazsan kurtuldun” gibi yanlış bir inanış var ve bu inanış durmaksızın, sürekli yerleştiriliyor.
Yok böyle bir şey. Kötülerin ve kötülüklerin karşısına dikileceksin. Çevrendeki ve dünyadaki haksızlıklara karşı çıkacaksın. Ortaçağ papazlarının: “Sağ yanağına bir tokat vuran olursa sol yanağını çevir” anlayışına karşı çıkacaksın, Ortaçağ’ın Katolik mistiği olmayacaksın. Kuran’ın ifâdesiyle, işte o zaman kurtuluşa ereceksin.
     
     Yusuf DÜLGER
Kötülük Toplumu
YORUMLAR
Bu köşe yazısına henüz yorum eklenmemiş
 
YORUM EKLE
  TÜM YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
» Cemaatler Ve Siyaset 20.06.2018
» Muhalefetin Yükü Ve Sorumluluğu 05.06.2018
» Siyasette Seviye Ve Ahlak 04.06.2018
» Siyasetin Dilindeki Terbiyesizlik 31.05.2018
» Çürük Düşünceler 29.05.2018
» Medya Diktatörlüğü 26.05.2018
» Milli Mücadele İttifakı 24.05.2018
» Kadınlar Akşener Demeli 23.05.2018
» Devlet Ve Dernek 16.05.2018
» Türk Kadını Ve Meral Akşener 16.05.2018
» Muhalefetten Beklediğim Türkiye Raporu 14.05.2018
» Ruhumuzu Yakan Parti 13.05.2018
» Ufak Partilerimiz 12.05.2018
» İktidar Ve Muhalefetin Manifestosu 08.05.2018
» Meral Akşener Ve Balkanlar 03.05.2018
» Parti Mi? Türkiye Mi? 01.05.2018
» Ankara Raporu (4) 21.04.2018
» Ankara Raporu (3) 18.04.2018
» Av Ve Avcı 14.04.2018
» Türk Aydınının Karakteristiği 08.04.2018
» Recep Erdoğan Cemâati 25.03.2018
» Kötülük Toplumu 12.03.2018
» Atatürk Ve Türk Kadını 09.03.2018
» Ankara Raporu (1) 06.03.2018
» Ordumuz Futbol Takımı Değildir 02.03.2018
» Milli Birlik Hükümeti (2) 25.02.2018
» Milli Birlik Hükümeti (1) 24.02.2018
» Kimliğimizde Türk Düşmanlığı 20.02.2018
» Hırsızlar Ve Katiller 14.02.2018
» Millî Eğitim Ve Diyânet 03.02.2018
» Bu Kafa Bizi Yakar 31.01.2018
» Türkiye Türksüzleşiyor (1) 18.01.2018
» Diyânet Şaşırıyor 16.01.2018
» Amerika- İsrail-AKP 15.01.2018
» Meral Öğretmen 04.01.2018
» Dört Parmaklılar 26.12.2017
» Güncelleme Ve Güncellenme 15.12.2017
» TSK Dönüşüyor Mu? 11.12.2017
» Suçüstü 08.12.2017
» Komşumun Horozu 06.12.2017
 
 
Köşe Yazarları
Geri
İleri
 
Spor
Romanya’da Torku Rüzgârı Esti Olimpik Anneler’de Gurur Tablosu: 1 Ayda 8 Madalya Sokaklarda Satranç Var 2017 Türkiye Ralli Şampiyonasının 5’inci Yarışı İçin Nefesler Tutuldu Yol Dışı Heyecan Ankara´daydı
Sağlık
Tiyatro Terapisiyle Şizofreni Hastalarını Hayata Bağladı Kadın Kalbinde Sessiz Alarm Türk Sağlık-Sen’den Dilekçe Kampanyası Bağımlılık Tedavisinde İnanç Temelli Yaklaşımlar Kadınlar Ne İster?
Kültür Sanat
Bir Usta Bin Usta Projesi’nde Mahkûmların Dokuduğu Halılar Sergilendi Ünlü Yazar Manguel Konya’daydı Helen Fielding Romanını Yazdı, Kimse Yok Mu Gerçekleştiriyor
Gündem
Ganalı Öğrenciler Veda Etti TED Kolejinde Cumhuriyet Coşkusu Büyüledi Kadın Muhtardan Başkan Tutal'a Ziyaret Kimse Yok Mu, Suriyeli El-Zamil Ailesine Sahip Çıktı
 
 
 
 
 
yukari