YazarlarYusuf Dülger

Menderesçilik Amerikancılık Çapkınlık

Yıllardır 27 Mayıs’ı, Menderes’in idamını konuşuruz. Bu yıl bir de Yassı Ada’ya yapılan cami, salon vb tesisler gündeme geldi, menü zenginleşti. Biz bunlarla meşgul olmak istemiyoruz ama yukarıdakiler bizi hep böylesi konulara çekiyorlar. Madem öyle, ben de Menderes merkezli bir yazı yazayım dedim.

Menderes’in Çıkışı Ve Yaptıkları

Menderes ailesi denince akla önce zenginlik gelir. Yıllar süren harplerden yaralı, yoksul çıkan bir millet, içinde mutlu bir azınlık. Sonra bizi sultanlıktan kurtarıp demokrasiye taşıyan bir irade. O iradenin partisinde (CHP) siyaset yaparken yeni bir parti kuran, başbakan olan Adnan Menderes…

Menderes’in ilk partisi CHP bağımsızlıkçı, milli iradeci, üretici, uygarlıkçı iken kurduğu parti (DP) bağımlı, kandırıcı, tüketici, bölücü bir parti oluyor. Atatürk Türkiye’yi tam bağımsızlık temeline oturturken Menderes Türkiye’yi ABD’nin kuyruğuna sokuyor, TSK’nin eğitim ve donanımını Amerikalılaştırıyor, bizi NATO hücresine tıkıyor  (1). Biz NATO’ya girmeden, Menderes askerimizi Kore’deki ABD savaşına gönderiyor, Kore’de 1000’e yakın askerimiz ölüyor, Türkiye’yi ABD’nin “fiili garantisine” mahkûm ediyor. Türkiye, “Birleşik Amerika’yı, güvenliğinin, bağımsızlık ve toprak bütünlüğünün korunmasında temel bir unsur olarak almış oluyor.” (2)

Menderes, Türk milletini aydınlatmak ve kalkındırmak için açılan Köy Enstitüleri’ni kapattırdı. (3) Köy Enstitüleri kapatılmamış olsaydı, köylerimiz boş kalmayacaktı, tarlalarımız ekilir, otlarımız güdülür olacaktı, kalkınma köyden başlayacaktı, işsizlik ve yoksulluk bugünkü kadar olmayacaktı.

Menderes bir taraftan da hurafeci, TC’ne mesafeli, içinden ABD hayranı ve destekçisi çıkan İmam-Hatip okullarını açtı. Bununla da yetinmedi; şirkçiliğin, gericiliğin ve miskinliğin kaynağı oldukları için kapatılan “tarikat-cemaat” mahfillerini diriltti.

Hiç unutmam, babam ilkokuldan hemen sonra beni bir tarikatın kursuna yatılı vermişti. Orada bize zorla “ders” vermişler, çocuk yaşımız ve cahilliğimiz yüzünden Allah ile kendi aramıza “Üstat’ı” koymuş, “şirkçi” olmuştuk. Beni ve benim gibilerini o karanlıktan 27 Mayıs 1960 ihtilali kurtarmıştı.

Menderes, 20 Ekim 1957’de Adana’daki bir konuşmasında “İstanbul’u ikinci Mekke, Eyüp Sultan’ı ikinci Kabe yapacağım” diyecek kadar sapıttı.

Menderes bunların tümünü oy ve ABD’den destek almak için yapmıştı.

Menderes 21 Ocak 1950’te ABD ile yaptığı petrol antlaşmasıyla milli petrolümüzü “gayri milli” yaptı. İzlediği sakat tarım politikasıyla 30 Nisan 1958’de Yeni Zelanda’dan et getirtti. 4 Ağustos 1958’de IMF’den borç aldı. Yalnızca şu anlattıklarım Menderes’in tanımaya yeter.

Yarı Müslüman Ve Yarı Milliyetçiler

Türkiye eski adıyla, DOĞU ve BATI bloğunun arasında bulunuyor. Kaba ifadesiyle Doğu Bloğu “din karşıtı ve devletçi”, Batı Bloğu “dine saygılı ve serbest piyasacı” (Kapitalist). Batı’nın öncüsü ABD bizim “dindar, milliyetçi” dediğimiz kişi ve kuruluşları: “Komünizm, din ve milliyet düşmanıdır” diyerek kendi safına çekti. Sonra bunları Kapitalizmin savunucusu, paralı askeri yaptı. ABD bunların her birine bir dernek, bir cemiyet, kurdurttu, “dindarlık-dinsizlik, komünizm tehlikesi” gibi gerekçelerle ulusumuzu ve ulus devletimize saldırttı.

Bir tek örnek vereyim; tüm sağ kesimin“üstat”ı Necip Fazıl Kısakürek 17 Temmuz 1959 tarihli Büyük Doğu Dergisi’nde: “Amerika politikasını korumakla mükellefiz. Amerika’dan nazlı bir sevgili muamelesi görmek biricik dikkatimiz olmalı..” (4) diyecek kadar ileri gitti. Önceleri TC’nin bursunu yurt dışında içki-kumarda harcayıp millete hiç yararı olmadan yurda dönen Amerikancı Necip Fazıl, Amerikancı Adnan Menderes’ten DP iktidarında “hizmet, dergi” gideri olarak, o günün parasıyla 147.500 TL. alır, onu da yer. Geniş bilgi İçin bakınız: “Soner Yalçın, Başbakanın Saati Örtülü Ödenekten 30 Kasım 2014 Sözcü). Adı geçen yazıda Necip Fazıl örtülü ödenekten 4.877.780 TL almış bu soygunun mahkemece kanıtlanması üzerine Menderes’in Aydın’daki çiftliği satılıp tahsil edilmiş.

Düne kadar “Hizmet-Allah” diye bizi sömüren FETÖ Terör Örgütü’nün başındaki CIA ajanı şimdi Amerika’da yaşıyor. Daha yeni, Türkiye’deki Müslümanların inanç ve paralarıyla yaşayan bir “Vakfın”, “Hile-i Şeriye” yoluyla aşırdığı yüksek miktardaki para ile şimdi Amerika’da büyük bir “Öğrenci Yurdu” yaptırılıyor.

Menderes’ten sonra: “Maneviyat” diyerek iktidar olmuş politikacıların bir ayakları hala Amerika.  Türkiye’de, “Kuran hizmeti” diyerek Müslümanların paralarına konmuş kimi “dini vakıf ve derneklerin bir ayakları da hala Amerika’da. Bunların kimisi vergilerimizden kaçırılan paralarla Amerika’da “hizmet” binaları yapıyorlar. Bu bilgilerin ışığında soralım:

Niye hala Menderesçilik, neden hala Amerikancılık, neden hala Amerika?

Önümüzde dört tarafı çevrili bir parsel var.  Duvarlarından ve içinden yükselen levhalarda tüm dini ve milli değerlerimizin adları var ama içeride millet düşmanı, hırsız, hovarda, oğlancı, yalancı, paracı, yalancı, israfçı insanlar yaşıyor. Bu parsel temizlenmeli. Pislikle iç içe, yahut karşı karşıya yaşanmaz.

Menderes’in Hovardalığı

Bugüne kadar kimsenin özel hayatı ile ilgilenmedim. Fikri tartışmalar yaptım, doğru bildiklerimi konuştum, yazdım. İlk kez özele ilişkin bir yazı, Menderes’in özel hayatını yazıyorum. “Rahat mısınız” derseniz, değilim.

Kimilerinin Menderes’i sürekli uçurarak milleti kandırmaya kalkmaları beni rahatsız etti. Milletimiz hep aldatıldı. Menderes’in fazla bilinmeyen bir gerçeğini özet olarak yazayım ki, bundan sonra aldanmayalım dedim. Yani niyetim kötü değil. Yeni öğrendiğime göre Menderes’in özel hayatı özetle şöyle:

Menderes Başbakan iken evlidir. Evli olduğu halde, iki evli bayana göz koymuş.  İkisi ile de gönül bağı kurmuş. Bu gönül bağı sona varmış..

Bayanların ikisi de Menderes’ten yaşça bayağı küçük. Eşler ve aileler durumu biliyorlar ama karşılarında Türkiye’nin Başbakanı var. Birisinin adı A.A. Öbürünün adı S.S. İhtilalden sonra, Menderes bu çapkınlıkları yüzünden de sorgulanmış. Duruşmanın birinde Menderes’in eşi de bulunmuş.

Bu kadar yeter. Şimdi söyleyeceklerime geçiyorum.

Menderesçilere Sorular

Siz hangi vicdan, hangi iman ve akılla Türkiye’yi “Küçük Amerika” yapan, namuslarını korumakla yükümlü olduğu evli kadınların namuslarını kirleten, bütçemizi ona buna peşkeş çeken birisini, “yerli, milli, dindar” diye savunuyor, arkasından koşuşturuyorsunuz?

Eski Türk töresine göre, evli birisi ile zina yapan bir kişi ölüm cezasına çarptırılırmış. İslam dini zina yapan evli bir erkek yahut kadına çok ağır ceza öngörür. Bunları hatırladıktan ve Menderes’in bu yönünü öğrendikten sonra içime şu düşünce doğdu:

Acaba Menderes, Türk töresi ve İslam’ın belirlediği ağır suçun faili, bir de, “Hikmet-i İlahi”nin bir tecellisi olarak mı Yassı Ada Mahkemesi’nin kararıyla idam edildi?

Dahası, Menderes 1000 kadar Türk askerini Kore’de Amerika için öldürtmüştü. O yiğitlerin kanları ile analarının ahları, Menderes’i yakasından tutup Yassı Ada’daki sehpaya çekmiş olmasın. Atalarımız boşuna mı: “Alma mazlûmun ahını, çıkar aheste aheste” demiş?

Menderes’in idamını bir türlü unutturmayanlara soruyorum;

Kore’de ölen yiğitlerimizden biri sizin oğul yahut torununuz olsaydı,  Menderes’in kirlettiği o iki kadından biri sizin eşiniz, kızınız yahut gelininiz olsaydı; yine Menderes aşığı olur muydunuz?

Siz neden Menderes’in yazdığım bu iki yönü ile Amerikancılığını hiç konuşmazsınız?

İnsan sırf kendisinin insan ve Müslüman’ı değil; biraz da toplumun insan ve Müslüman’ı olmalı.

Belden aşağı bir konuya değinmekle sizi sıktıysam beni bağışlayın.

(1) Sait Yılmaz Türkiye’deki Amerika 1. Baskı s. 138-143. Kaynak Yy. İstanbul 2014.

(2) Prof. Dr. Fahir Armaoğlu 20. Yüzyıl Siyasi Tarihi 3. Baskı s. 518-521. Türkiye İş Bankası Yy. Ankara 1986

(3) Köy Enstitüleri ile ilgili olarak yayınlanmış çok yayın var. Konu ile ilgili olarak, Prof. Dr. İlhan Başgöz’ün Türkiye’nin Eğitim Çıkmazı ve Atatürk kitabına (T.C. Kültür Bakanlığı Yy. s. 221-253 Ankara 1995) bakınız.

(4) Cengiz Özakıncı (Büyük Doğu Dergisi’nden naklen) Türkiye’nin Siyasi İntiharı YENİ OSMANLI TUZAĞI 4. Baskı s. 155. Otopsi Yy. İstanbul 2005.

 

Yusuf DÜLGER

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı