Lütfullah KaleliYazarlar

Navarin Faciası

1827 yılında; İngiltere-Fransa ve Rusya’nın ortak bir baskınıyla yakılan donanmamız ve binlerce şehidimizin verilmesi ile denizde hâkimiyetini yitiren Osmanlı, gafletinin bedelini çok ağır ödemişti.  Sonrasında vuran vurana, koparan koparan oldu.

Osmanlı idaresindeki ihanet ve gaflet yıkımın son halkası oldu.  Günümüzde durum pek farklı değil, Türkiye çıkarlarını ve savunmasını, sınırlarının çok ötesine taşıdı. Somali-sudan- katar- Suriye Libya – doğu Akdeniz- Ege denizi bunlardan bir kaçıdır.

Böylesi bir durum, emperyalist ve sömürgeci ülkelerce kabul edilemez bir durumdur.  Kendilerince gereğini mutlaka yapacaklardır. Asker ve sivil idarecilerimiz, siyasal iktidar çok dikkatli olmalı, kaçınılmaz önlemleri vakit yitirmeden derhal almaya,

Yunanistan’ın Egede yapacağı askeri tatbikat  ve AB tarafından icra edilecek irini harekâtı yaklaşan felaketin adeta ayak sesleri. Fransa’nın tutumu, yeni Navarin’lerin habercisi gibi duruyor. Mısır, BAE, İsrail, Yunanistan, Fransa, Kıbrıs Rum kesimi yeni ittifaklarını her alana yayıyorlar.

Türk deniz kuvvetleri ciddi bir tehdit altında. Yüce çalabımız korusun, Navarin benzeri bir baskın yersek ,yeniden toparlanmamız,en az iki yüz yıl sürer.  Hele, hele siyasi arenada, seri yanlış adımlar atanlar varken, İstanbul’un fethine işgal diyen bir kafa makamı kirletiyorken,  çok dikkatli olmak gerekiyor. Selanik ve çevresini savaşmadan Yunanlılara teslim eden kafaların devamı hala canlılığını koruyor.

Sonra dışişlerince verilecek Notalar –istenecek tazminatlar boşuna olacaktır. Devletimizi ve Devletimizin Tüm Unsurlarını Korumak Geliştirmek Ve Güçlendirmek Zorunluluğumuz Her Geçen Gün Artarak Devam Etmektedir.

Tam bağımsızlık yolunda ilerlememiz, ileri görüşlü olmamıza bağlıdır. 1800 lü yıllarda olduğu gibi, anlaşılan Yunanlılara biçilen rol provokatörlük ve tetikçilik. Ancak bu sefer Yunanlıların tarih sahnesinden tamamen silinmesinin önüne kimse geçemeyecektir.

Türk devletinin ilerleyişinde, gaflet göstereceklerin ve ihanet çukuruna düşeceklerin bir kurtarıcıları dahi olmayacaktır. Yapanın yanına hiçbir şey  kar kalmayacak bedeli ödettirilecektir. Yapanın yanına kar kaldığı dönemler Osmanlı ile birlikte sona erdi, Şimdilerde Osmanlı coğrafyasına geri dönüşün başlarındayız.

XXX                                       XXXX                                       XXXX

Şimdi bize sınırı olan ve olmayan ancak dış kara ay bölgemizde bulunan birkaç ülkenin acıklı durumuna bakalım, bize gizliden ve açıktan düşmanlık edenlerin acıklı durumuna bakalım, sıkı durmaz isek, başımıza gelecekleri kestirmeye çalışalım.

İran: Kendi gemisini vurdu, Ukrayna uçağını düşürdü ve şüphe götürür bir şekilde sivil uçağımızın düşmesine neden oldu, Kasım Süleymani’nin öldürülmesine  laf kalabalığından başka cevap veremedi..İran , risaleleri bastırarak, sefaretlerin de PKK  ve nurculara destek vererek  kendince üzerine düşeni yaptı.Anlaşılan , İran ; Irak ve Suriye’nin akıbetine uğramak üzere,  Irakta yapılan hatanın bir benzerinin İran’da yapılmasına izin verilmemelidir.

Güney Azerbaycan’da bulunan soydaşlarımızın, ABD aparatı olmalarına asla izin verilmemelidir. Soydaşlarımızın kendi savunma sistemlerini kurmalarına, destek olunmalı, gelişmelerin insafına terk edilmemelidir.

Suriye ise; yıllarca PKK yı beslemiş barındırmış korumuştur. Şam’da Emevi camisi etrafında nurcuların örgütlenmesini görmezlikten geldi, korudu. Böylesine bir düşmanlığının bedelini bölünerek iç savaşa girerek  ödemektedir.

Örnekleri çoğaltmak olası.  Söz kemaline erdi.  Yüce Çalabımız Türk’ü korusun ve yardım etsin.

Görkemli Çalabımızın görklü- kutlu selamları, Tarihinden ders alan, yeni tehdit ve baskınlara karşı önlem alan yiğitlerimizin üzerine olsun vesselam.

KAYNAK : 19/05/2020 Tarihli MİLLİ GAZETE(İstanbul’un fethine işgal diyen  kafalar.

 

Lütfullah Kaleli

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı