Çevre-Kent

Türkiye’de Alternatif Yakıtlar Teşvik Edilmeli

Birleşmiş Milletler çatısında düzenlenen ilk çevre konferansının anısına Dünya Çevre Günü ilan edilen 5 Haziran tarihi, koronavirüs pandemisiyle bu yıl daha fazla önem kazandı.
Küresel İklim Değişikliği, hava kirliliği, tatlı ve temiz su kaynaklarının giderek azalması, ozon tabakasının incelmesi ve daha birçok sorun insanlığın karşılaştığı problemler arasında yer alıyor.
Dünyanın en büyük alternatif yakıt sistemleri üreticisi BRC’nin Türkiye CEO’su Kadir Örücü, “LPG, sıfır karbon ayak izi ve düşük katı parçacık üretimiyle öne çıkan en çevreci alternatif yakıt seçenekleri arasında yer alıyor. Dünya çapında AB ülkeleri dışında Japonya, Güney Kore, Avustralya ve İngiltere’de LPG’li araçlara çevreci ve ekonomik olduğu için teşvik uygulanıyor. LPG’li araç kullanımında Avrupa’da birinci, dünyada ikinci olmamıza rağmen teşvik konusunda atılmış herhangi bir adım yok. LPG’li araçların kapalı otoparklara girmesi engelleyen eski yasalarla çevreci yakıtlara destek değil, köstek oluyoruz” şeklinde konuştu.
Birleşmiş Milletler çatısı altında ilk kez düzenlenen Çevre Konferansı’nın ardından 1972 yılında ilan edilen ‘Dünya Çevre Günü’ Küresel Isınma, hava kirliliği, ozon tabakasının incelmesi, ormansızlaştırma politikaları, kentsel nüfusun dünya çapında artması gibi insan eliyle yaratılan küresel tehditler nedeniyle her yıl önemini artırdı.
Virüsün yayılma hızını ve öldürücülük oranını hava kirliliğiyle ilişkilendiren bilimsel çalışmaların ortaya çıkması Dünya Çevre Günü’nü bu yıl daha da anlamlı kılıyor.
Harvard Üniversitesi’nin ABD’de gerçekleştirdiği çalışma PM değerleri yüksek bölgelerde koronavirüs ölümlerinin arttığını ortaya koyarken, Bologna Üniversitesi’nin gerçekleştirdiği araştırma, virüsün katı parçacıklara tutunarak havada asılı kalabildiğini ve uzun mesafeler katedebildiğini göstermişti.
Dünya Çevre Günü öncesi Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, küresel ısınmanın ve hava kirliliğinin önüne geçmek için 750 milyar Euro’luk tarihin en büyük ‘İklim Değişlikliği’ni Önleme Paketi’ni duyurdu. Paket sürdürülebilir kaynaklı enerji üretimini, binalarda enerji israfının önlenmesi ve daha çevreci ulaşım seçenekleri için kullanılacak. Paketin içerisinde 20 milyar Euro’luk ‘temiz otomobil’ hibe programı da bulunuyor.
Lpg En Mantıklı Çevreci Yakıt Seçeneği
Avrupa Komisyonu’nun ‘temiz araç’ hibesini değerlendiren dünyanın en büyük alternatif yakıt teknolojileri üreticisi BRC’nin Türkiye CEO’su Kadir Örücü, “LPG neredeyse 100 yıldır kullanılan ve geliştirilen bir teknoloji. Hali hazırda yaygın olarak kullanıldığından geniş dağıtım ağına ve ucuz dönüşüm maliyetlerine sahip. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Paneli’ne göre LPG’nin küresel ısınma potansiyeli (kısa adıyla GWP faktörü) sıfır olarak belirlendi. Ayrıca LPG’nin hava kirliliğine sebep olan katı parçacıklar (PM) salınımı kömüre nazaran 25 kez, dizelden 10 kez ve benzinden yüzde 30 daha azdır” diye konuştu.
LPG Dünya Çapında Destekleniyor
En çevreci alternatif yakıt olarak nitelendirilen LPG’nin dünyanın dört bir yanında teşvik paketleriyle desteklendiğini belirten Kadir Örücü, “Dünya çapında AB ülkeleri dışında Cezayir, Japonya, Güney Kore, Avustralya ve İngiltere’de LPG’li araçlara çevreci ve ekonomik olduğu için teşvik uygulanıyor. LPG’li araçlar Avrupa Birliği’nin belirlediği ve
ülkemizde de zorunlu uygulamada olan ‘ECER 67.01’ standartlarıyla ile güvenirliğini kanıtladı. LPG’li araçların yakıt tankları özel alaşımlı çelik saçtan üretiliyor. Yüksek basınç altındaki sızdırmazlık ve güvenliği ise multivalf olarak adlandırdığımız özel sistemlerle sağlanıyor. Piyasaya sürülen LPG tankları ‘bonfire’ adı verilen yüzde 80 doluluk oranında yangın deneyine “ ifadelerini kullandı.
Lpg Teşvik Almayı Hak Ediyor
Çevreci ve ekonomik oluşuyla dünya çapında teşvik paketleriyle desteklenen LPG’nin ülkemizde de desteği hak ettiğini vurgulayan Kadir Örücü, “LPG hem çevreci hem de ekonomik bir ulaşım sağlıyor. Türkiye LPG’li otomobillerin kullanımı sıralamasında Avrupa’da birinci ve dünyada ikinci sırada yer alıyor. Otogazın bu denli yoğun olarak kullanıldığı ülkemizde hava kirliliğinin, küresel ısınmanın ve ekonomik kaybın engellenmesi için LPG’nin teşvik görmesi gerektiğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.
Kapalı Otopark Yasağı Yalnızca Türkiye’de Uygulanıyor
Avrupa Birliği’nin, ülkemizde de uygulanan ‘ECER 67.01’ standartlarıyla araçların LPG’li olduğunu belirten etiket zorunluluğunu kaldırdığını ve kapalı otopark yasağının uzun yıllar önce değiştirildiğini ifade eden Örücü, “AB’nin bu yöndeki adımları Türkiye’de 5 milyona varan LPG’li araç kullanıcısının kapalı otoparklara alınmamasını anlamsız kılıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ‘kapalı otopark yasaklarını’ kaldıracağı yönünde açıklamaları LPG’li araç sahiplerine umut verse de henüz bu konuda atılmış bir adım yok. Çevreci ve ekonomik oluşuyla pek çok ülke tarafından teşvik edilen LPG’nin ülkemizde yasaklara maruz bırakılması, araç sahiplerini, çevreyi ve ülkemiz ekonomisini olumsuz yönde etkiliyor” ifadelerini kullandı.
LPG Gerçekleri:
• Çoğu hidrokarbon yakıtlara göre LPG’nin karbon-hidrojen oranı düşüktür. Dolayısıyla ürettiği birim enerji başına çok daha az karbondioksit (CO2) açığa çıkar.
• LPG değişik oranlarda bütan ve propan gazlarının karışımıdır. Karışım oranına göre farklılık gösterse de tüm diğer hidrokarbon yakıtlara (doğal gaz, benzin, dizel vs.) göre kilogram başına daha fazla enerji üretir. Kalorifik değeri yüksektir.
• Birleşmiş Milletler Uluslararası İklim Değişikliği Paneli’ne (IPCC) göre, karbondioksitin (CO2) küresel ısınma potansiyeli (GWP) faktörü, yani sera gazı etkisi 1 iken, doğalgazın ki (metan) 25, LPG’ninki 0’dır.
• Hava kirliliği ve insan sağlığı açısından en önemli kirleticiler katı parçacıklar (PM) ve azot oksitlerdir (NOx). Avrupa Birliği ülkelerinde PM’den kaynaklanan sağlık harcamalarının ton başına 75.000 Euro, NOx’den kaynaklananın ise 12.000 Euro olduğu hesaplanmaktadır.
• Katı parçacıklar, oluşan hava kirliliğinin Avrupa Birliği ülkelerinde her insanın hayatını ortalama 8 ila 6 ay azalttığı tahmin edilmektedir. Ayrıca açık ateşlerin neden olduğu solunum yolları sorunlarının dünyada yılda 1,5 milyon insanın hayatına mâl olduğu tespit edilmektedir.
• LPG’nin katı parçacıklar (PM) salınımı odun ve kömürden 25-35 defa, dizelden 10 defa, benzinden yüzde 30 daha azdır.
• Otomotiv yakıtları arasında azot oksitler (NOx) salınımı en düşük yakıt LPG otogazdır. LPG’li bir araç kilometre başına doğal gazlı bir araca göre yüzde 50, benzinli bir araca göre yüzde 75, dizel araca göre yüzde 200 daha az NOx üretmektedir.
• Avrupa Birliği’nde 1000 kilometre başına salınan zararlı maddelerden kaynaklanan sağlık harcamaları dikkate alındığında LPG otogaz, benzinden yüzde 70, dizelden yüzde 700 daha az sağlık harcaması sağlar.
• Avrupa Birliği ülkelerinde 2020 yılı için konulmuş hedefe göre, otomotiv yakıtları içinde LPG otogazın günümüzde yüzde 2 olan payının yüzde 10’a çıkarılması öngörülmektedir. Günümüzde ülkemizde LPG otogaz otomotiv yakıtları arasında %12’lik bir paya erişmiştir. Bu açıdan Türkiye, Avrupa Birliği’nin 2020 hedefini şimdiden yakalamış ve geçmiştir.
• Ülkemizde yaklaşık 5 milyon araç LPG otogaz kullanmaktadır. Bu suretle her yıl yaklaşık 2 milyon ton daha az CO2 salınımı gerçekleşmektedir.

Haber Merkezi

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı