Mahmud Esad Seydişehrî Konya’da İlk Defa Anıldı

Mahmud Esad Seydişehrî Konya’da İlk Defa Anıldı

1856’da Seydişehir’de doğan âlim, hukukçu, eğitimci ve yazar Mahmud Esad Seydişehrî, Konya’da ilk defa Aydınlar Ocağı’nda ilmî, fikrî yönü, kişiliği ve eserleriyle birlikte ele alınarak yâd edildi.

2618 (0)
Mahmud Esad Seydişehrî Konya’da İlk Defa Anıldı

Konya Aydınlar Ocağı’nın Selçuklu Salı Sohbetleri’nde, “Vefatının 100.Yılında Mahmud Esad Seydişehrî” hayatı, bilimsel çalışmaları, eğitimci, hukukçu kişiliği ve eserleriyle birlikte ele alınarak hayırla yâd edildi.

Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin, Mahmud Esad Efendi’nin
bilimsel çalışma yaptığını, hukukla uğraştığını, Şeyhülislâm’lık makamına aday olacak birikime sahip olduğunu, biyoloji temelli sağlık alanında önemli eserler ortaya koyduğunu, fıkıh, tefsir ve tarih alanında önemli çalışmaları olduğunu belirterek “Mahmud Esad Efendi birçok bilim dalında önemli çalışmalar ortaya koymuş olan ve bilim felsefesini yapabilen bir insandır. 

Tapu kadastronun Türkiye’deki kurucusu. Bilimi deruhte etmekte zorlanırız, dağılmayalım sözü aslında insanoğluna kurulan bir tuzaktır. Bütünü anlayabilmek, bilim felsefesi yapabilmek için en azından bilim adamlarının bir kısmının farklı bilim alanlarında çalışmalar yapıyor olabilmesi gerekiyor. Biz bunu kaybettik.” dedi. Konya Aydınlar Ocağı’na teşekkür eden Prof. Şahin, Mahmud Esad Efendi’nin en önemli dört-beş eserini sadeleştirmek suretiyle günümüz diline kazandıracaklarını da söyledi.

“Medeniyet Olarak Batı’dan Geri Değiliz”
Firavun medeniyetini kabul eden Batı’nın bin yıllık İslâm Medeniyeti’ni yok saydığını dile getiren Prof. Dr. Mustafa Şahin, “Batı, Müslümanların üretip ortaya koyduğu bilgi ve veriye hiç atıfta bulunmaz, hele ki Endülüs’e hiç temasta bulunmaz” diyerek şu ifadelere yer verdi: “Nizamülk’ün kurduğu Nizamiye Medreseleri’nin en büyük faydasını İslâm dünyası 300 yıl sonra Osmanlı’yla ve İstanbul’un fethiyle gördü. Biz medeniyet olarak, toplumsal ve sosyolojik olarak Batı’dan hiçbir zaman geri değiliz. Batı’yı üstün ve güçlü kılan elde ettiği teknolojidir. O teknolojiyle de dünyaya hakim olmuştur.”

Konya Halk Kütüphanesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sohbette âlim Mahmud Esad bin Emin Seydişehrî’nin eğitimci, ilmî, fikrî, hukukçu ve devlet adamlığı gibi çok yönlü kişiliği ile eserlerini ele alarak anlatan Araştırmacı -  Yazar Bahaddin Karakuş, yedi-sekiz tanesi telif olmak üzere farklı alanlarda yazdığı 38 eseri bulunan Mahmud Esad’ın Adliye Nazırlığı ve Tapu Kadastro Bakanı iken çekilen bir fotoğrafını kullanarak “Müderris, hâkim, kadı ve âlim yönü pek bilinmeyen Mahmud Esad Efendi, Fıkıh Usûlü, Hadis Usûlü ve İslâm tarihi gibi alanlarda çok nitelikli eserler vermiş bir âlim. Bu biraz örtülmüş, geri planda kalmış, unutulmuş veya unutturulmuş” dedi.

Konya’da 530’a Yakın Medrese Vardı
1856’da Seydişehir’de doğan Mahmud Esad’ın, büyük dedesinin Bağdat’ın fethine katılarak büyük yararlılıklar gösteren bir sülaleden geldiğini söyleyen yazar Bahaddin Karakuş, eğitim sürecinin Seydişehir, Konya ve İstanbul şeklinde devam ettiğini ifade ederek Fatih Camii ve Külliyesi’nde 15 sene Elbasanlı Abdülkerim Efendi'nin derslerine devam ederek mantık, kelam, felsefe, hadis, tefsir, fıkıh tahsili yaptığını söyledi.

1875’de nüfusu 50 bin olan Konya’da, 1900’lü yıllarda 530’a yakın medrese olduğunu ifade eden Karakuş, o dönemde yaklaşık 100 kişiye bir medrese düştüğünü belirterek “Mahmud Esad Efendi’nin eğitim hayatının geçtiği havza olan Konya, o dönemler böylesine bir ilim merkeziydi. Kendisiyle gazetecilik yaptığı Mehmet Necati Bey ve yeğeni eski başbakanlardan Prof. Dr. Sadi Irmak, yetişmesinde katkı sağladığı akrabalarındandır.” dedi. Karakuş, Mahmud Esad Efendi ile ilgili olarak şu bilgilere yer verdi: “Balkan harbinden sonra 1912 yılında hanımlara mahsus serbest dersler kursu açıldı. 

Darülfünun konferans salonunda dersler riyaziyat, kozmografya, fizik, tarih, hıfzıssıhha, terbiye idi. Mahmud Esad burada muallimlik görevini üstlendi. Hazırladığı Hukuki Aile Kararnamesi, 25 Ekim 1917’de yürürlüğe konulmuştur. 18 Mart 1918’de kalp krizinden dolayı vefat etti. Kabri Fatih haziresindedir.” Karakuş, sunumuna,  Mahmud Esad Efendi’nin şu veciz sözüyle son verdi: “Her hakikati söylemek hatadır, lâkin her hakikati dinlemek elzemdir.”

Türkiyede Haber

Yorum Ekle
Ad Soyad
Yorum Başlığı
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.