“Abdülhamid Mazlum Sultan’dı”

“Abdülhamid Mazlum Sultan’dı”

HİSDER’de Bediüzzaman ve Sultan Abdülhamid’i anlatan Araştırmacı-Yazar Yılmaz Altunsoy, “Bediüzzaman, Abdülhamid Han için ‘mazlum sultandı’ diyor” dedi.

5547 (0)
“Abdülhamid Mazlum Sultan’dı”

Hikmet İlim ve Sanat Derneği’nde bu hafta “Bediüzzaman ve Sultan II.Abdülhamid Han” gündeme geldi.
Araştırmacı-Yazar Yılmaz Altunsoy, Bediüzzaman’ın  23 Mart 1960 tarihinde vefat eden büyük bir zât olduğunu belirterek “Bediüzzaman Said Nursi, bizim yakın tarihimizin önemli bir kısmına, Sultan Abdülhamid Han, Sultan Reşad, Sultan Vahdeddin Han ve Cumhuriyet dönemine şahit olmuş çok önemli bir şahıs ve önemli bir figür. Sadece İslâmî yönünü biliyoruz ama siyasi yönü de olan birisi” dedi.
Osmanlı’nın başını öne eğdiren tek padişah V.Murat’tır
Osmanlı’nın 34. Padişahı olan Sultan Abdülhamid’in 1842 doğumlu olduğunu ve Sultan V. Murad’ın 93 günlük iktidarından sonra 32 yaşında tahta çıktığını belirten Altunsoy,  “Sultan V. Murat, Osmanlı padişahları içerisinde bizim başımızı öne eğdiren tek padişahtır. Sebebi şudur. Alkol alması bir tarafa mason olması bizim tarihimize kara bir lekedir” dedi. Abdülhamid Han’ın kahraman, cesur ve dünya siyasetine vakıf devasa bir şahsiyet olduğunu ifade eden Altunsoy, en büyük şansızlığından ilkinin; dünya siyonizminin zirve yaptığı bir döneme denk gelmesi ve siyonistler tarafından hedef tahtasına oturtulması, diğer şanssızlığın ise Osmanlı Devleti’nin her sahada tel tel dökülmeye başladığı bir dönemde iktidara gelmesi, üçüncü şansızlığının da; Osmanlı İmparatorluğu’nun 93 Harbi denilen Osmanlı-Rus Savaşı’na sokulmuş olması olduğunu söyledi. 
Bediüzzaman, Sultan Abdülhamid’le hiç görüştürülmedi
Bediüzzaman’ın 1876’da Bitlis’in Hizan ilçesi Nurs köyünde doğduğunu ve babasının adının Mirza Efendi, annesinin ise Nuriye Hanım olduğunu söyleybelirten Altunsoy, “Said Nursi ırken ve etnik olarak Kürt’tür. Kürtlerin medar-ı iftiharı olan Selahaddin Eyyubî, Nuredddin Zengi ve İdris-i Bitlisi gibi çok önemli şahıslar vardır. Bediüzzaman medrese tahsil ederek İslami ilimlere vukufiyet kesbetmiş hamiyetli birisidir” dedi. Sultan Abdülhamid’le görüşmek üzere 1907’nin Aralık ayında İstanbul’a gelen Bediüzzaman’ın, Mabeyn Kâtibi Tahsin Paşa ile irtibat kurmasına rağmen Abdülhamid’le hiçbir zaman görüştürmediğini kaydeden Altunsoy, şu ifadelere yer verdi: “Buna üzülen Bediüzzaman, Malta Çarşısı’nda Şekerci Han’da bir daire kiralıyor. Yıldız Sarayı’nın dikkatini çekmek için cama “Burada her suale cevap verilir hiç sual sorulmaz” diye bir yazı asıyor. Pek çok âlimle ve son devrin Şeyhülislamlarından Sabri Efendi’yle bu handa sohbet ediyor. İbrahim Hakkı Konyalı da Bediüzzaman’la Şekerhan’da tanışmıştır. Abdülhamid’le görüştürülmeyen Bediüzzaman, mabeyn katiplerine, Sultan’a iletilmek üzere “Kürtler neye muhtaçtır” diye “Doğu’ya Türkçe bilen hocalar ve eğitimciler gönderiyorsunuz. Ancak Doğu halkı Türkçe bilmiyor, bunlar yerine Kürtçe bilen hocalar gönderin ki onları ilimle irşad etsinler” mahiyetinde bir dilekçe bırakıyor. Bediüzzaman’ın ikinci hedefi ise, fen ilimleri ile dini ilimlerin beraber okutulduğu Van’da Medresetüzzehra adında bir üniversite kurmaktır. Bunun için Abdülhamid’den yardım istiyor. Dilekçenin bir kısmında da bu var.” 
Bediüzzaman İttihad-ı İslam’ı savundu
Bediüzzaman’ın, II.Meşrutiyet’in ilanından sonra yedi konferans vermesine  ve 21 makale yazmış olmasına rağmen Sultan Abdülhamid hakkında onu incitici kötü bir söz söylemediğini dile getiren Altunsoy, “Bediüzzaman İslamcı, Şeriatçı ve İttihad-ı İslam’ı savunan birisidir. Bütün hayatı bunun üzerinedir. O, bir devletin İslam devleti olabilmesi için üç temel şart vardır. Birincisi, İslami hükümleri kullanması. İkincisi, liyakat ve üçüncüsü meşveret, diyor. Abdülhamid Han için “mazlum sultan” ifadesini kullanıyor” diye konuştu. Altunsoy, sohbetin sonlarına doğru Bediüzzaman’ın devamlı yanında taşıdığı sepetin içinde bulunan şeyleri de göstererek bunların arasında lastik çarığın da olduğunu gösterdi.
Meram Uluslararası Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen sohbetin sonunda Hikmet İlim ve Sanat Derneği Başkanı Prof. Dr. Önder Kutlu, yazar Yılmaz Altunsoy’a hediye takdim etti.

Haber Merkezi

Yorum Ekle
Ad Soyad
Yorum Başlığı
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.