Mevlâna Gelince Konya İslam’ın Başkenti Oldu

Mevlâna Gelince Konya İslam’ın Başkenti Oldu

Gazeteci Yazar İhsan Kayseri Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Salonunda düzenlenen konferansta Hazreti Mevlana’nın Belh’ten başlayıp Konya’da tamama eren hicretini ve Selçuklu Payitahtının bu geliş ile ne gibi dönüşümler yaşadığını anlattı.

11583 (0)
Mevlâna Gelince Konya İslam’ın Başkenti Oldu

Hazreti Pir’in 746. Vuslat Yıldönümü dolayısıyla tertip ettiği konferansta Mevlana dostlarıyla biraraya gelen Kayseri,  “Alimler Sultanı Bahaeddin Veled’in memleketi  Harzem coğrafyayı kasıp kavuran Moğol akınlarının hedefi haline geldiğinde ülkede önü alınamaz karışıklıklar meydana gelmişti. Bu sebeple hicrete karar veren Veled, beraberinde aile efradı ve bir grup bendesiyle önce Nişabur’a varıp oradan da Bağdat'a geçti. Kûfe’de bir müddet kaldıktan sonra Kâbe’ye varıp Hac farizasını yerine getirmiş ve Şam'a geçmiştir. Allah’ın takdirine bakın ki daha sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri ve Niğde’ye, son olarak da 1222 yılında Lârende'ye, bugünkü adıyla Karaman’a gelip yerleşti. Burada Subaşı Emir Musa’nın yaptırdığı medrese 7 yıl konakları oldu” dedi. 
Annesinin Karaman’da vefat ettiğini ve Aktekke adıyla maruf Medar-ı Mevlana Camiinde medfun olduğunu kaydeden Kayseri,  Sultan Alaaddin Keykubat Payitahtın yanı başındaki Bahaeddin Veled’i efradıyla birlikte ısrarla Konya’ya davet ederek onları 3 Mayıs 1228’de görkemli bir törenle karşılamıştır. Bahaeeddin ve oğlu Muhammed Celaleddin, Sultan’ın ‘Sarayımı size tahsis edeyim’ teklifini kabul etmeyip, ‘Saray sultanlara gerektir, bize mütevazı bir yer gösterin yeter’ demişlerdir” şeklinde konutu. 
Çocukluğundan itibaren âlim bir babanın nezaretinde yetişen ve hicreti sırasında güzergâhtaki âlimlerden istifade eden Celalettin’in Kayseri’de medfun bulunan Seyyid Burhaneddin’den ders almıştır. Son olarak Şemsi Tebriz-i ile Konya’da buluştuğunda manevi aşkın zirvesine çıkmış, artık Mevlana olmuştur. Bilirsiniz, Mevlana ‘sevgili’ demektir. Bundan sonra da o kendisini ‘Hamdım, piştim, yandım’ şeklinde tarif etmiştir” diyerek sözlerini sürdürdü. 
Atatürk’ün Mevlana’ya özel bir ilgi duyduğunun altını çizen Kayseri, ‘Mustafa Kemal bir Konya seyahatinde Mevlana Türbesini gezerken levhaları Postnişin Abdülhalim çelebiye tercüme ettirip ve dinlerken adeta kendinden geçmiştir. ‘Mevlana, Müslümanlığı Türk Ruhuna intisap ettiren çok büyük bir âlimdir’ tespiti de Atatürk’e aittir” dedi. 
Mevlana’nın Konya’yı teşrifinden sonra dünyanın pek çok yerinden dervişlerin şehre akın ettiğini ve Payitahtın adeta İslam âleminin başşehri vasfını kazandığını anlatan Kayseri “Mesnevi, Divanı Kebir, Mektubat, Fihi Mafih ve Mecalisi Seb’a gibi kıymetli eserleri bizlere bırakan Hazreti Mevlana’yı sevgi, saygı ve hürmetle yâd ediyoruz” diyerek sözlerini tamamladı. 
Konferansın ardından, Konya Belediyesi Fen İşleri Müdürlerinden Oğuz Tütüncü, Kayseri’nin refakatçisi yazar Muharrem Balatekin’e, eşi ve Kayseri’nin sınıf arkadaşı olan Müşerref hanım da çocukluk arkadaşına günün anısına birer hediye takdiminde bulundu.

Haber Merkezi

Yorum Ekle
Ad Soyad
Yorum Başlığı
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.