Seçimlerin Arkasından (2)

Seçimlerin Arkasından (2)

2146 (0)

Yusuf DÜLGER

Yusuf DÜLGER

7-Dilendiren Politika, Dilenen Seçmen:

Politikacıların “bedava hayat” sözüne seçmen kanınca yoksullaşıyor, dilenci oluyor. Recep Erdoğan 31 Mart 2019 öncesinde: “Oyunuzu bize verirseniz sosyal yardımlar sürecek” dedi, seçim meydanında 200’er gramlık çay çıkıları fırlattı. Seçmenler çayı kapmak için birbirine girdi. Bunu tüm dünya gördü. Çaylar fırlatılırken ve kapışılırken dünyadan utandım. Günümüzün görüntü alma cihazları olmasa “unutulur gider” derdim ama unutulmayacak. T.C.’nin başı ve yurttaşları olarak bunu içinize nasıl sindirdiniz? Bu durum insanlık dışıdır. İnancımızda ve töremizde böylesi yoktur.O halde halkımız dilendirmeye isyan etmelidir.  

8-Alay Etmek de Kötü, Tehdit Etmek de Kötü:

Recep Erdoğan Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’a “Topal ördek” dedi. Ekrem İmamoğlu için mealen: “Sen adam olmazsın” ifadesini kullandı. Kemal Kılıçtaroğlu’na “5 koyunu güdemez”, Meral Akşener’e: “Hapse girebilirsin ha!” diyor. Bu sözlerde alay var, tehdit var. Bu sözler: “Cumhurbaşkanı” sıfatıyla söyleniyor. Hukuk ve uygarlıkta bu yaklaşımların yeri yok. Allah Kuran’da alay ve tehdidi yasaklıyor. Allah’ın insan olarak yarattığına “adam olmazsın demek” “Gayretullah’a” dokunur. Bu huyların yanlışlığı İmam-Hatip Liseleri’nin meslek derslerinde okutulur. İ.H.L. 4. Sınıf Arapça Dersi’nde, “Adil Devlet Reisi” diye bir parça okutulmuştu. Erdoğan İ.H.L. mezunu; öğrendikleriyle yaptıklarını karşılaştırsa iyi olur. İ.H.L. mezunu olarak siyaset yapanlardan çoğu alay, tehdit, iftira, dedi-kodu gibi tutumlarıyla rakiplerine zulmediyorlar. Demek din eğitimi-öğretimimiz amacına ulaşamamış. Türkiye’deki din eğitim-öğretimini düzeltmeliyiz.
9-Seçimlerin Maliyeti:
Seçimlerde, kamu bütçesinden çok para harcıyoruz. Partiler, özel kuruluşlar ve varlıklı kişiler de seçim zamanlarında çok para harcıyorlar. Bu harcamalar boşa gidiyor. Bu harcamalarla fabrikalar kursak, istihdam yaratsak, üretim yapsak, ihracatımızı artırsak, bütçe açığımızı kapatsak yararlı olur. Politikacılarımız seçimlerin bu zararını yok edecek projeler geliştirmeliler. Mesela: Seçim önceleri sürekli, seçimlerde özel ve yoğunlaştırılmış olarak, devletin TV kanallarından bir- ikisini bu iş için ayırsalar; tüm siyasi görüş ve projeler o kanallardan halka duyurulsa, israfı ve fırsat eşitsizliğini de önlesek, nasıl olur? Topyekun istersek, direnirsek, bunu başarırız. 
10-İttifakların Yararı:
Bu yerel seçimlerde partiler birbirleriyle ittifak yaptılar. Bu ittifak ayrı politikacıları ve seçmenleri birbirlerine yaklaştırdı, ayrışmaları azalttı. Gerçi Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı birbirlerine karşı bayağı hasımlık yaptılar ama, ittifaka katılan partililer; (AKP-MHP, CHP-İP’liler kendi aralarında) birbirlerine ısındılar, birbirlerini tanıdılar ve o ölçüde yumuşadılar. Önceleri AKP’liler MHP’lilere “ırkçı, köpekçi, fatihasız” diyorlardı. Şimdi bu yok. İP’liler (eski MHP’liler) CHP’lilere “solcu, komünist) diyorlardı, şimdi bu da yok. Yakınlaşma oldukça dostluklar ilerleyecek, sivrilik ve gerginlikler kaybolacak.
11-Türk Halkı Kuşatmayı Kırıyor:
Dün Türkiye Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Gaziantep, Adana, Mersin, Antalya, Aydın, İzmir, Bursa, İstanbul, Edirne kuşağından kuşatılıp işgal edilmişti. Güneydoğu Anadolu, Akdeniz, Ege, Marmara bölgelerimizin insanları İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan zulümlerini yaşamışlar, acılarla uyanmışlar, Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde, Cumhuriyet, demokrasi ve aydınlık düşüncelerle düşmanları yurdumuzdan kovmuşlardı. Bağımsızlığın merkezi ANKARA idi. Kurtuluşu tümden, bölge ve illerimizdeki insanlarımızla birlikte sağlamıştık.
Aradan yıllar geçti, işgalin acılarını unuttuk. Saltanatçı, siyasal İslamcı ve “güdümlü” politikacılar kölelik ruhunu hortlattılar, insanlarımızı “Allah” ile aldatmaya, kuşatmayı merkezden taşraya doğru yaymaya başladılar. Bu süreçte bölücülük, ABD İslamcılığı (FETÖ) siyasal İslamcılık, Cumhuriyet karşıtlığı arttı, bazı politikacılar buna destek verdi, büyük tehlikeler yaşadık.  
Türkiye’nin zorunlulukları zorlukları şimdi-tam olmasa bile-CHP ile İyi Parti’yi (İP) bir araya getirdi, MİLLET İTTİFAKI oluştu. Millet İttifakı’nın program ve açıklamaları tam olmasa bile Atatürk ve T.C. çıkışlı olduğu için dikkate değer ve taraftar buldu. Sonuçta, Adana’dan İstanbul’a kadar tüm kenar illerimizdeki seçmenler; işgal yıllarının acılarından dersler de alarak, illerindeki yerli karanlığı aydınlığa çevirdiler. Yani Türkiye’nin Akdeniz, Ege, Marmara bölgeleri 31 Mart 2019 günü “İkinci Kurtuluş Günü”nü yaşıyor.
Bu üç bölgemizdeki uyanış ve değişim rast gele değildir. Bunun tarihî, tecrübî, aklî ve iktisadî dinamikleri vardır. İlginçtir, Türkiye’nin merkezi (Ankara) bu üç bölgemizdeki değişimle birlikte değişti. 
Atatürk’ün Ankarası Uyanıyor! 
İstanbul ve Ankara’daki seçmenlerimizin yereldeki kıpırdanışı, bugün olmasa bile yarın diğer illerimize de sıçrayacaktır. Bu kıpırdanışı basit görmeyelim; gözlerimizi sarmışlar, kulaklarımızı tıkamışlar, bedenlerimizin üstüne büyük kaya kütleleri koymuşlardı. CHP ve İP yöneticilerinin mecburiyet ve özverileri Türkiye’ye bir nefes aldırttı. Bize düşen bu öncülük ve uyanışı görmektir, görmemek ve engellemek değil.
Gelişmeleri parti taassubuyla görenler: “Akşener ve Partisi kaybetti. Kılıçtaroğlu ve CHP ilkesiz” diyorlar. Hayır. Kayıp ve ilkesizlik yok. Kazanç var, ilke var. Türkiye kazanıyor, Cumhuriyet değerlerde birleşmenin temelleri atılıyor.  
Türkiye Düştüğü Yerden Ayağa Kalkıyor. 
12-Allah Yıkılmaz, Peygamber Gelmez:
“Recep Erdoğan’da Allah’ın bütün vasıfları var” diyenler oldu; hiç kimse ses çıkarmadı. “Sükut ikrardan gelir.” “Recep Erdoğan ikinci peygamber” dediler, “Hoş geldin ey Allah’ın elçisi” diye bağırdılar, Recep Erdoğan üzerine “Salavat” getirdiler; Erdoğan ve milyonlarca Müslüman (?) sustu. Oysa ALLAH tek, oysa peygamberlik Hz. Muhammed ile sona erdi.
Tek olan Allah BAKİ (Kalıcı), Recep Erdoğan ve diğer bütün varlıklar geçici. Allah sonsuz güç sahibi diğer her şeyin gücü sınırlı. İnsanlar bir kişiyi “Peygamber” yapamazlar, bu yetki ve hak Allah’ın. Allah yenilmez ve yıkılmaz; Recep Erdoğan da dahil tüm insanlar yenilir de, yıkılır da. Birisine: “Bu Peygamberdir, Allah gönderdi” deseniz yalan söylemiş olursunuz.
Haberimiz olsun, sapıtmayın;
Allah yenilmez, insanlar yenilir. 
Muhammed’den sonra peygamber gelmez.
31 Mart 2019 seçimleri bunu da gösterdi. 

Yusuf DÜLGER

Yorum Ekle
Ad Soyad
Yorum Başlığı
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.