Liderler Fani Millet Bakidir

Liderler Fani Millet Bakidir

21099 (0)

Aydemir SEZGİNER

Aydemir SEZGİNER

Tarihin derinliklerine inildikçe görmekteyiz. İnsanlık nasıl büyük değerler yetiştirmiş ve sonrada bu değerleri kaybetmiştir. Yerleri asla doldurulamayan bu insanlar, Ecelleri ile yâda öldürülerek aramızdan ayrılmışlardır. Bu değerler içinde Peygamberler, filozoflar ve büyük devlet adamları vardır. Şahit oluyoruz ki şahıslar fani, insanlık ve ilim bakidir.
 MÖ 400 -468 yıllarında yaşamış olan SOKRAT da bunlardan birisidir. Bu âlim maddi dünya yerine insan ve insan ahlakını incelemekle uğraşmış, hiç kimsenin kendi isteği ile kötü olmadığını, her kesin faziletli yaratıldığını iddia etmiştir.
 Bazı kimselerin sivrildikleri, hak etmediği makamlara geldikleri için kendilerini memleketin en akıllısı sandılar diyerek, idarecilerin birçoğunu karşısına alabilmiştir. Eflatun ve Xonophanesin de hocası olan Sokrat dinsizlik bahanesi ile ölüme mahkûm edilmiş, Baldıran zehir’i içirilerek öldürülmüştür.
 Sıkıntılarımız, problemlerimiz karşısında her zaman bir sorumlu ararız. Arada bir kendimizi, nefsimizi sorgulamamız gerektiğini düşünmeyiz.
 Eflatun ne diyor: Bir kunduracı bir terzi ararken en iyisini aramaz mıyız? O halde Devlet’i idare edenlerin iyisini aramak gerekmez mi? Diyor.
 Ruso: Adil devlet adamı bulunan bir memleket yerine; En değerli insanlarını başlarına getirecek kabiliyette bir millet arıyor. Zira fani olan bir devlet adamı ne kadar üstün olursa olsun, yerini aynı değerde birine devir imkânına sahip değildir. Bu sebeple de Devlet idaresinin mesuliyetini milletin idrak etmesi ve yöneticilerini fazileti gaye edinen kimselere emanet edecek derecede insan tanımak erdemine sahip olmasını istiyor.
 Gazi Mustafa Kemal: Demokrasi ve Cumhuriyet erdemli insanların rejimidir. Diyor.
 Erdemli insan olmak; şu dokuz altın kuralla buluşmak ve bu değerlerle yaşamaktır
 1-İlmi sevmek ve daima öğrenme arzusunda olmak, öğrendiği ilimle amel etmek, ilmi yaymaya çalışmak.
 2-Kendi zararına da olsa doğru ve dürüst olmanın en iyi kazanç olacağını kabul etmek, işinde sözünde itimat ve emniyet telkin edebilmek.
 3-Cemiyetin bütün nizamına saygı göstermek ve idareyi maslahatçı olmaktan, müşkülat çıkartmaktan, taraf tutmaktan çekinmek.
 4-Yapılması gerekeni yapmaktan çekinmemek, zulme ve haksızlığa boyun eğmemek, cesaret sahibi olmak.
 5-Her işinde adaletli ve iyiliksever olmak, kin ve intikam duygularından uzak durmak, kötülükten nefret etmek, kendine yapılmasını istemediği şeyleri başkalarına yapmamak için nefis kıyasını prensip edinmek. Âlicenap olmak.
 6-İşlerinde bilgili insanların düşünüşlerini örnek alarak, kendi bilgisi ile kesin neticeye varmak, yanlış işte inat etmekten, doğru ve haklı işlerde tereddütten, istişareyi ifrata götürerek başkasına alet olmaktan sakınmak suretiyle karar vermek, bu kararın icrasında azim ve sebat sahibi olmak. 
 7-En iyi şeylere bile hırs ve tamah göstermenin fazilete yakışmayacağını bilerek arzularının iyi niyet hududunda kalmasına dikkat etmek.
 8-Her yaptığının başkaları tarafından da istisnasız yapılabileceğini düşünerek, fazilet ve ahlak ölçülerine göre hareket etmek.  İfrat ve tefritten, asabiyetten sakınmak. Ciddiyetsizlikten, ihmal ve acelecilikten çekinmek.
 9-Bazı meşru hakların dahi başkalarının kıskançlığını mucip olacağını düşünerek, milletin itimadı için feragat edebilmek. Beden zevklerinden ciddi olacak surette mahrumiyeti kabul etmek,
 Atatürk; Erdemli insanlardan söz ederken, milletimiz in yukarıda belirtilen dokuz altın kurala göre hayatını sürdürmesini istemektedir. Hiç bir insan hatasız değildir. Mesele hata ve yanlışlarımızın üstesinden gelebilmektir.  İlmin kapsı denilen Hazreti Ali yalnız deliler ve ölüler fikir değiştirmez. Diyor. Hatadan dönmek fazilettir ancak bu da her kula nasip olmayabiliyor. İşte sorunlarımızın temelinde, bu bilgi eksiklikleri veya altın kurallara uyamamak yatıyor. Biliriz ki layık olduğumuz gibi yönetiliriz.
 Rousaunun söylediği gibi değerli yöneticilere sahip olmak bir millet için çok güzeldir. Amma her zaman aralarından değerli insanları bulup iş başına getirebilecek bir millet olmak çok daha güzeldir. Birincisi fani ikincisi bakidir.
 Dinimizde ilim için bütün yolları açmış bulunmaktadır. KURANIN birçok ayetinde Allah’ın nimetleri sayılır ve bunların inkâr edilmeyerek, ALLAH’I akıl ve mantıkla kabul etmemizi bildirir. Görülüyor ki aklın, İslam dinininin kitabında akıl ve mantık hâkimdir. İnsan aklının, insan zekâsının üstünlüğü, hüner ve marifetin zarureti özellik olarak verilmiştir. Bu sebeple maharetin eseri olan ilim, insanlar için hem hak ve hem de vazifedir.
 Gazi Mustafa kemal bir konuşmasında: Efendiler, hangi şey ki akla, mantığa toplum çıkarına uygundur; Biliniz ki o Dinimiz’ e de uygundur.
 Bir şey ki akıl ve mantığa, milletin çıkarına uygunsa kimseye sormayın, o şey dinidir. Diyor. Sonuçta, değerli yöneticilere sahip olmamız, ancak insanlarımızın erdemli ve akıllı olması ile mümkün olacaktır.

  Aydemir Sezginer

Yorum Ekle
Ad Soyad
Yorum Başlığı
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.